Satıştaki başarınız İŞİNİZDE olsun ARKADAŞLIĞINIZDA değil

2/8/2007

Ömer İbn-i El Hattab ve Theodore "T-Bag" Bagwell


Hiç yaptığı iyilikten dolayı pişmanlık duyan var mıdır ?

Varsada o duyduğu pişmanlık değil yaptığı iyiliğin muhattabı karşısında makes bulmamasından,istediği geri bildirimi elde edememesinden kaynaklanıyordur. İnsanlar genelde olumsuzluklardan, yapmış oldukları hatalı davranışlardan ,söylemek istemediği ama ağzından çıkan bir galiz sözden dolayı pişmanlık duyarlar.
Dört şey geri gelmez; söylenen söz, atılan ok, geçen zaman ve kaçırılan fırsat...( Ömer İbn-i El Hattab)
Prison Break dizisindeki ana karakterlerden biri olan Theodore "T-Bag" Bagwell isimli karakterin dizi içerisinde çizmiş olduğu karakter ile ilgili bişeyler geldi aklıma. Aklınıza gelebilecek bütün suçları işlemiş ve bundan müebbet hapis yatmakta olan bu karakter dizinin isminden de anlaşılabileceği gibi 8 arkadaşı ile hapisaneden kaçarlar .Hapisaneye girmeden önceki hayatında tanışmış olduğu ve kendisine karşı özel duygular hissettiği bayan onu polislere şikayet edip hapse girmesine sebep olmasına rağmen suçlu,aciz,hapisaneden kaçtıktan sonra bir tutunacak dal arama modundaki T-Bag isimli karakter bu kaçış işleminden sonra gider ve tabir-i avam ile kendisini satan bu bayanı bulur ve onun iki çocuğu ile tekrar yeni bir hayata başlayabileceğini umut eder. 5 Milyon dolarlık bir hırsızlık yapmış olduğu ve o kadar parasının olmasının verdiği güvenle herşeyi yapabileceğini düşünenen T-Bag'ı hem o kadın hem de çocukları kabul etmezler ve o yeni bir hayata başlama arzusunda olan kaçak dahi olsa yalnız başına kalmak zorunda kalır . Çünkü daha önce işlemiş olduğu suçlar onun yayından çıkmış oklardır.
Siz ne kadar masumane duygular içinde olmuş olsanız da Ömer İbn-i El Hattab'ın dediği gibi eğer zamanında atmış olduğunuz oklar geri döndürülemeyecek kadar keskinse ve bir o kadar da acı verici ise kesinlikle o durumu düzeltemezsiniz.O yüzden bir halı saha maçında insanlar sizi bir anda kafalarındaki modelden çok daha farklı bir yere koyabilirler. İnsanların güvenini kazanmak çok zordur ama onu kaybetmek çok kolaydır . Elinizde fırsat varken; sevdiklerinize, sevdiğinizi söylemekten ve onların kalplerini kıracak hareketler yapmaktan kaçının çünkü geçen zaman söylenmiş sözleri geri getirmiyor . Fırsat elinize tekrar gelmiş olduğunda ise o zaman da size karşı hissedilen duygular yerini başka duygulara terketmiş olabilir. Vesselam .

2/8/2007

Sto lavorando"- "I'm working."

 


Lost dizisini izlemeyen ,izlemese de duymamış olan yoktur herhalde.Bu dizinin belli bir bölümüne kadar çok önemli bir karakter olan Locke'tan bahsetmek istiyorum. Hem bilgeliği ile hem de olaylara yaklaşımı ile kendisini çok beğendğim Locke karakterinin kısa bir repliğini koydum aşağıya.
Ormanın ortasında buldukları bir ambarın kapağını nasıl açacaklarını düşünmektedirler.Kaç farklı yol denedilerse de başarılı olamamışlardır.Ve Locke ile beraber ambarı bulan kişiyle hergün bu kapağın yanına gelirler.Her geldiklerinde ambarın başına oturur ve kapağa bakarak uzun uzun düşünür Locke.Yanındaki arkadaşı ona sorar neden bu kadar çok düşünüyorsun diye.
Locke da aşağıda dizideki orjinal metnini bulabildiğim muhteşem hikayeyi anlatır.



LOCKE: Ludovico Buonarroti.
LOCKE: Michelangelo's father.
He was a wealthy man.
He had no understanding of the divinity in his son, so he beats him.
No child of his was going to use his hands for a living.
So Michelangelo learned not to use his hands.
Years later, a visiting Prince came into Michelangelo's studio and found the master staring at a single 18-foot block of marble.
Then he knew the rumors were true that Michelangelo had come in every day for the past four months, stared at the marble, and gone home for his supper.
So the Prince asked the obvious, "What are you doing?"
And Michelangelo turned around and looked at him and whispered,
"Sto lavorando". "I'm working."
Three years later, that block of marble was the Statue of Davi

2/8/2007

Tüketim ekonomisinin; insanları ,istekleri doğrultusunda değil de ,o ürünleri üreten firmaların yönlendirmleri doğrultusunda bazı şeyleri mecburiyetten tükettiğiklerinin farkında mıyız acaba. İnsanlar satın alacakları bir ürün için tercih yapacakları zaman o firmaların pazarlama taktikleri ,insanlar içerisindeki statü konumlandırılmalarında yine o firmaların konumlandırmış olduğu algıdan ne kadar bağımsız hareket edebiliyoruz acaba .


 

Lise çağına gelmiş bir genç düşünelim . Artık bir kot almak mecburiyetinde kaldığı zaman bu çocuk ne kadar kendi istekleri doğrultusunda ne kadar arkadaşlarının giydikleri kot markalarının etksinde kalarak tercihte bulunuyor acaba .


 

Demek istediğim bizler özgür olduğumuzu düşünüyoruz ama bir çok tercihimizde hep birilerinin biz farkında olmadan yapmış oldukları yönlendirme var üzerimizde . Ne yapmak lazım birilerinin ekmeğine tereyağ süren ürünler yerine kendi öz markalarımızı tüketmeye yönelmeliyiz.

30/4/2006

Ekran Koruyucusu Olmak

 İnsanın gaye-i hayallerinin  yüksek olmasının onları ne kadar derinleştirdiğine bir kez daha şahit oldum bu pazar sabahında .Televizyonda adanmış ruhlar isimli  programda anlatılan şahsı muhteremin oraya çıkarılış gayesi , o program tarafından dikkate alınış sebebi neydi acaba ?

 

    Gelin bir an için yüzümüzü  arkadaşlarımızla  yapmış olduğumuz konuşmalara çevirelim ;

-Bu  cep telefonunun yeni  modeli ne zaman gelecekmiş Türkiye'ye geçen akşam onu öğrendim internetten.

- Yaaa sorma abi bu bendeki makinanında kapağı sürekli LACOSTE tişörtüme takılıp iplik kaçmasına sebep oluyor .

-Ya en iyisi bu markayı bırakalım....Ya bu arada dün akşam partide çıkan olayı duydun mu ......Vb. gibi konuşmalara hepimiz şahit oluyoruz belki de bizlerde bu konuşmalara sahit olan yada bu konuşmaların baş oyuncusu olma modunda bulunabiliyoruz .

 

     Bu tarz  konuşmalar gençlik heveslerinin birçoğunu kısa süreliğine  tatmin ediyor olabilir.Bu konuşmaları sürekli yapan kişilerin , bu tarz şeyleri dillendirmeyi hayatlarının  su bardağı haline getirmiş insanların bu hayata   bırakacakları en büyük  şey bir bilgisayar ekranındaki  ekran koruyucusudur. Nasıl ki ekran koruyucu  gereksiz bir iş olduğu  zaman devreye girer ve birçok zaman neden devreye girdin der gibi hepimiz tarafından bilgisayarın bir tuşuna basılıp hemen yok edilirse.İşte hayatlarını ulvi bir gaye ile donatmamış ,sadece gününü gün etme modunda yaşayan ,orası Taksim senin burası Ortaköy benim ,surada oturan yakışıklı çocukta yanımdaki  en samimi arkadaşımın diyen insanlar da bir ekran korucusu gibi olup gideceklerdir bu emanet hayattan . Hepimizin ekran korucusu olma ihtimalinin olduğu günümüzde  bir işletim sistemi olarak hatırlanır olmak mı yoksa sadece  bu hayattabir anlık  gelip geçen ekran koruyucu olmak mı ? HANGİSİ .....

 

30/4/2006

KÖSTEK

Ya Rabbi şikayetçiyim şu mektep hocalarından ,
Kartallara yerde sürünme dersi veriyorlar saçma sapan .
Muhammet İkbal
İbrahim Refik'in SİZ BİR KARTALSINIZ isimli kitabının giriş bölümünde bulunan bu iki mısralık şiir çok manidardır . Pakistan'ın Mehmet AKİF'ine ait bu mısralar o kadar manidar gelmişti ki bunu mutlaka ezberlemem gerek diye düşünmüştüm .
İnsan kaynağını yöneten insanlarla beraber olmak benim işlerimi çok daha kolaylaştıracaktır demişti röportajda Fettah TAMİNCE .Hayatımızın yaklaşık 15 -20 senesi ellerinde olan mektep hocalarımız acaba şirketlerde bulunan insan kaynaklarını yöneten kimseler gibi çalışsalardı ne olurdu .Her insanın bir cevher onun içindekini çıkaracak kişinin de olması gerek mücevher heralde.Yoksa bu toplumdan çıkan nice büyük mütefekkirler birilerinin ellerinden tutması ile değiştirmemiştir bu ufak ülkemizi . Ama bir çoğumuz için önemsiz gibi gözüken mektep hocalığı aslında dünyanın düzeninin değiştirilmesinin başlangıç noktasıdır .
Hepimiz her an birer öğrenci ,etrafımızda bizimle dolaşan , msn de bizimle konuşan herkes , kısaca iletişimde olduğumuz her bir kişi bir öğretmen .Gelin kendimizi her an bir başkasına öğretmen ve onlara karşı biz de birer öğrenci gibi hissedelim .Ve destek verildiğinde, anlaşıldığında insanların performanslarının zirveye çıkacağını unutmadan birbirimize destek olalım ,KÖSTEK değil . Bak o zaman balon gibi nasıl çıkıyor semanın zirvelerine  resimdeki gayyaların gayyasına düşmek yerine. ....
« Önceki ::